
Disiplinleri Aşmak: Atıf Akın ile Sanat, Bilim ve Özgürlüğün Kesişiminde
Disiplinlerarası sanatçı, tasarımcı ve akademisyen Atıf Akın, farklı alanlar arasında sadece bir "köprü" kurmaktan ziyade, bilgi kategorilerini reddederek yeni bir zemin icat etmeyi savunmaktadır.
Disiplinleri Aşmak: Atıf Akın ile Sanat, Bilim ve Özgürlüğün Kesişiminde
Bu konuya dair hazırlanan kapsamlı raporu PDF formatında indirebilirsiniz.
Disiplinlerarası sanatçı, tasarımcı ve akademisyen Atıf Akın, farklı alanlar arasında sadece bir "köprü" kurmaktan ziyade, bilgi kategorilerini reddederek yeni bir zemin icat etmeyi savunmaktadır. Akın'a göre disiplinlerarasılık, farklı disiplinlerin birbirine mecburen ihtiyaç duyduğu günümüzde bir tercih değil, tıpkı Rönesans dönemindeki gibi birden fazla alanı aynı anda kavramayı gerektiren bir zorunluluktur. Bu yaklaşım, sanatı ve bilimi dogmalardan arındırarak daha geniş bir vizyonla ele almasını sağlamaktadır.
Disiplinlerarası Zemin ve Teknolojik Özgürlük
Akın, sanatsal pratiğinde teknolojiyi hem bir konu hem de bir ifade aracı olarak kullanırken, onu sınırları ve kuralları olan sosyal ilişkilerden ziyade kendi bedeninin ve zihninin sonsuz bir uzantısı olarak görmektedir. Bilgisayarlar ve programlama dilleriyle kurduğu bu bağımsız ilişki, onun sanatını özgürleştiren en temel unsurlardan biridir. Bu özgürlük alanı sayesinde, kamuoyunda tartışılması zor ve hassas olan politik veya teknolojik konuları, katı siyasi kategorilerin dışına çıkararak sanatsal bir mercekle inceleyebilmektedir.
Bağımsız Araştırma Alanları
Sanatçının pratiğinde "özgürlük" ve "güvenli alan" kavramları, bilhassa akademi ve endüstri ilişkisine getirdiği eleştirilerle şekillenir. Akın, üniversitelerin düşünce özgürlüğünün kalesi gibi görünmesine rağmen sıklıkla endüstri tarafından kolonize edildiğine ve araştırmaların sermaye doğrultusunda yönlendirildiğine dikkat çekmektedir. Buna karşılık sanatın, kimseden onay veya paye almayı gerektirmeyen doğası, ona endüstriyel veya bürokratik engellere takılmadan bağımsız araştırmalar yapabileceği güvenli bir alan sunmaktadır.
Bu bağımsız araştırma ruhunun en net yansımaları, sanatçının radyasyon, nükleer tarih ve mekanlar üzerine kurguladığı "Mutant Zaman" ve "Sinyaller" gibi projelerinde görülür. Akın; Çernobil, Finlandiya ve Ermenistan (Metsamor) gibi nükleer açıdan kritik bölgelerde, resmi akademik prosedürleri bypass ederek kendi bütçesiyle kurduğu geiger sayaçları ve insani ilişkiler üzerinden veriler toplamaktadır. Topladığı bu radyoaktif verileri görsel sanat eserlerine dönüştürerek, iki ülke arasındaki düşmanlıkları veya nükleer tehlikeleri daha alçakgönüllü ve insani bir zeminde tartışmaya açmaktadır.
Bülten
Etkinlikleri, araştırmaları, öne çıkanları ve topluluk haberlerini aylık olarak güncellemeler halinde alın.